ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more



ne kadar siirimsiyiz

ne kadar siirimsiyiz

yıllar oldu .yazıdan şiirden uzak..yazmanın yaşamaya denk olduğunu düşündüğüm günler vardı eskiden..şimdi bu sayfayla siirimsiler le bir merhaba demek istiyorum umuda..

depresyonik

1/6/2009
Kategori: siirimsi




Deli gibi yazmak istiyorum bugünlerde...Deli gibi klavyede dolaşssın parmaklarım... Deliler gibi satırbaşlarında haykırayım... Deli gibi dileneyim harfleri, güzel olsun, çok güzel bir yazıyı paylaşayım, kendimi değil de, kendimden sonrasını anlatayım, gülümsesin  insanlar okudukça... Umudu konuşturdukça dans etsin parmaklarım, dans ettikçe çoşsun ve yeniden başlasın yazmaya, yazıyla çoğlamaya... Yazmakla yaşamaya başlasın yüreğim...

Depresyondayım... Deliliğin adı depresyon olmuş yeni çağda, deliliğin , yenilmişliğin, başedemeyeşin, baş kaldıramayışın adını depresyon koymuşlar... İçindeyim tam içinde, git gide de verilen ilaçlarla derine iniyorum, dipe çöküyor umudum... Sokakları dar ediyor yalnızlığım... Aynada gördüğüm yüz, ben değilim sanki, yenilenmiyor, yenilenmek istemiyor, anlamsızlığın içinde bir anlam arıyor benliğim, bir ışık belki de, aydınlanacak, aydınlatacak, günü ve geceyi kaplayacak...



Bu gün yine verimsiz bir gündü... Vermeden, almadan, öylesine günlerden biri... Oturdum, kaç defa çay demledim hatırlamıyorum, çay, sigara ve birazcık balkon keyfi... Hüzünlü müzikler çalıyordu radyoda... Benim yerime onlar haykırsın istedim, bağırttım son sesiyle çınlattı apartmanı şarkıcılar...

Sonra esti aklıma, titrek ellerimle yürüdüm çarşıda... Bazan sakladım, bazan salıverdim, görmedi insanlar içimdeki depremi... Saatlerce süren bir terlik alma kararsızlığı, sonrasında bir giysi, alsam mı almasam mı, bütün mağazayı altüst etti çaresizliğim, kararsızlığım,ki bu da depresyondanmış; Yine de isyan etmedi satıcılar... Sanırım benden akılılar, onlar delirmemiş.Depresyon nedir bilmiyorlar belki de, ondan mıdır bu güçlü gözlerle sabırla konuşabilmeleri?... Özendim, imrendim beni hatırlattılar,eski ben de böyle sabırlıydı,dedim kendime... Almadan çıkarken hiçbir şey demediler, gülümsediler...



Yürüyordum, sokakta yürüyordum, insanları inceledim... Yüzleri ışık saçmıyordu, giydikleri saklamıyordu  yaşamadıklarını... Sahte bir resim vardı ifadelerinde, gülümselerinde çalıntı bir sessizlik, durgunluk... Acele yetişeceklerdi, nereye olduğunu bilseler bu gidişin, koştururlar mıydı, bu kadar hızlı yürürler miydi, dururlar mıydı ansızın, düşünselerdi?...

Depresyondayım... Bu depresyon başkasına çevirdi beni... Zaten hassas yüreğim bir dal başına asılı kaldı mendil gibi... Bütün mevsimler boyunca orada kalacak, ve hatta bu mevsim mayısı yaşatmayacak bana... Mayısın sevinci hala gelmedi sona geldiği halde günleri... Mayısı göremedim henüz... Bahar bensiz başladı bu yıl... Bensiz bahar, çiçeksiz bahar gibi, tadı yok, tuzu yok; hayatın anlamı yok.... Çünkü ferkul depresyonda...

Ne kolaymış zayıf olmak, zayıflamak, güçsüzleşmek, direnmemek, dimdik ayaküstü dikilmemek, sadece seyretmek ve görmemek için gözbebeklerini siyaha boyamak...
Zor, nasıl yaşanırdı, unuttum... Nasıl ulaşırdı geceler gündüze?... Güneş nasıl yakardı içini insanın? Dostlar nasıl bakardı gözlerime, unuttum... Sahi, gerçekten var mıydılar? Şimdi, ben bu kadar çokkken neredeler?...

Derpesyondayım... Ve geceyi yaşıyorum gündüzlerde bile... İlaç dedikleri şey nasıl kapatır umutsuzluğumu, mucize bir serinlik mi verecek ilerleyen yaz sıcaklarında, içime su mu serpecek, beni iyileştirecek mi?

Delirdim, deliyi oynuyorum, etrafımda yaşayan akıllı görünümlü deliler arasından bir yol arıyorum...Labirentte kayboldum, başım dönüyor, kendimi bulamıyorum...

Gülümsemek, rol yapmak ne zor, içindeyken yaşamın; dışarda kalmak ne zor... Ne zor kalabalıklar içinde sesini duyurmak, haykırmak, geri dönmek ne zor!...

Ne zor şu hayat be!...

ferkul
20mayıs2009

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
4 yorum yazilmistir

2009-06-26 15:25:41 - MUTLULUK (alıntı)

Yazan: ilhankirca
Tanrı dünyayı ve insanı yaratırken, mutluluğu saklamaya ve insanın onu biraz zor bulmasına karar verir. Mutluluğu nereye saklayacağı hakkında konuşmaya başlar melekleriyle... Biri "uzaya, yıldızlara" der. Bir diğeri "deniz diplerinin en derin noktasına"... İçlerinden bir başkası "yüksek dağların zirvesine, çiçeklerin özüne" diye önerir. Biri de, "hiç biri olmaz, insan çok meraklıdır. Araştırır, dediğiniz her yere bakar ve bulur." Ve sonunda biri "buldum" diye bağırır: "Mutluluğu insanın içine saklayalım, insan her yere bakar ama kendi içine bakmak aklına gelmez." Tanrı mutluluğu insanın içine saklamaya karar verir. İnsan, mutluluğu kendi 'içi'ne bakarak bulsun diye... Aradan asırlar geçti, kaç zamandır içimize bakmadık. Baharın yaza, ayçiçeklerinin güneşe yüz döndüğü günlerde içimizde bir kıpırtı var. İçimizde bir hayat var. Hayat suları karışıp nehir olacak. Mutluluktan coşan bir nehir. Gülümse...
Bağlanti :: ::

2009-06-04 14:05:06 - güzel...

Yazan: kinson
aynı anda aynı kötü duygulara yenik düşebiliyorsak bu yaşanılanların yaşı yokmuş demek ki....
Bağlanti :: ::

2009-05-29 10:07:50 - merhaba

Yazan: isimsiz
Her zamanki gibi çok güzel bir yazıydı
Her insan şekeri elinde bir çocuk gibidir.
Herkesin çocuklar gibi bir kuytu köşesi vardır saklanıp ağladığında!!!
Bahardan sonra en çok yürekleri kanar insanların.
Ağlarsa da yürekleri ağlar insanların kanattığı...

Bağlanti :: ::

2009-05-29 10:06:36 - HAYIRLI CUMALAR

Yazan: bolahenkk
Günlerin efendisi Cuma,
Ayların efendisi Muharrem,
Ağaçların efendisi sedir ağacı,
Dağların efendisi Tur-i Sina,
Habeşlilerin efendisi Bilal,
İranlıların efendisi Selman,
Sözlerin efendisi Kur’ân,
Kur’ânın efendisi Bekara,
Bakara Suresinin seyyidi, yani efendisi Âyet-el-Kürsi’dir.) [Deylemi]
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »

Turk Blog Yazarlari üzerinde benzer fotoğraflar bulun
Web Stats Undergoing MyBlogLog Verification Subscribe to me on FriendFeed TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/SİİRİMSİLERLE/
Pagerank