26 10 2010

Hadi Bakalım, Kolay Gelsin

 

 
Hadi Bakalım, Kolay Gelsin
 
Bir şeyler yazmak lazım... Yazmak ve dokunmak, yaşamadan duymak, konuşmadan anlaşmak, hayatın diğer ucundan tutuvermek, yakalamak... Kuru bir dilim ekmeği paylaşır gibi, bir bardak suyu birlikte içer gibi... Elinden kaçıvermiş bir küçük uğur böceği gibi, gözünün ucundayken düşüvermiş bir gözbebeği gibi, anlatmak ve konuşmak... Yaşarken, nefes alırken ve bu kadar zor bir dünyanın içinde zorlamadan kendini, akıvermesi lazım cümlelerin; ırmaklar gibi... Coşkun sele kapılmış bir kuru dala döndürmeden, tutuvermek, ucundan kelimelerin... Hani şu kibritçi kız gibi, çirkin ördek yavrusu gibi, içinden çıkarıp kendini, kabuğu kırmak lazım!.. Dinlediğin bütün masallar gerçek olsun diye... Kaplumbağa tavşanı geçsin diye...  Tom, Jery'e yine mağlup olsun diye, kırmızı başlıklı kız kurdu kandırsın diye, Pamuk Prenses hala Pamuk kalsın diye.... Beyazı ve siyahı, hatta bazan kırmızıyı, griyi, bazan mutsuzluğu, bazan mutluluğu konuşturmak gerek;  kelimelerle dans ederek... Harflerden bir yol seçerek kendine, bulmak lazım kendini... Kaybolursun ya hani kimi zaman, bulursun ya bir uçsuz bucaksız denizin ortasında, seslenmek istersin, haykırmak, dalgalardan başka cevap veren olmaz... Bazen o dalga sesi de yeter ya seni anlatmaya, her bir kıyıya vuruş senin sesindir ya, öyle; işte... Konuşurken ve yazarken hissetmek, bazen hissetmediğini de anlatabilmek... Bir şeyler söylemek lazım...

Umudu konuşturmak, yaşanmış ve yaşanmamış ne varsa saçıvermek ortalığa...
Umutsuzluğun da taa dibine inmek, hatta en çok da hayaller kadar hayalsizlikleri de anlatmak...

Hadi sıra sizde... Nerdesiniz?..


ferkul
23 ekim 2010
24:04

38
0
0
Yorum Yaz