02 01 2012

İki Kitap Bir Hayat

İki Kitap Bir Hayat |  görsel 1

Hayat hikayesi anlatılan kitapları okumaktan pek hoşlanmam aslında… İlkine başlayınca sürüklenip gittiğimi, bir solukta okuduğumu söyleyemem hatta... Ama ikinci kitapla kendimden bir çok parça bulabildiğim, daha çok gerçekçi bir yön bulduğum açık… 
Ayşe Kulin’in hayatını sığdırdığı iki kitaptan oluşan romanından bahsediyorum elbette.

İlkinde gerçekten canım sıkıldı. Okumayı olduğu kadar yazmayı da seven biri olarak kendi geleceğimden, yazılarımın kaderinden ürktüm. Saygın bir aileden, hem de yine İstanbul’da yaşayarak, kolejlerde okuyup el bebek gül bebek büyütülen, hatta o kolejde okuyan ve çocukluğu boyunca arkadaşlık kurduğu insanların şimdi hemen hepsinin veya çoğunun diyebilirim, medya, gazete v.b her dalda başarı sağlamış olması , kendi yazı geleceğimin çok eksilerde olduğunu, öncelikle küçük bir Anadolu kasabasında doğan, normal bir ailede, devlet okullarında okuyan,hemen hemen çevresinde hiç edebiyatla, yazıyla alakalı kimse olmayan benim için bir yazarlık geleceği olmadığı hissini yarattı… Bütün bu eksiklerimle ve hem de kırk yaşını aşmışken ve hem de İstanbul’da doğmamışken ve hem de kolejlerde okumamış ve saygın denilen çevrelerde büyümemişken nasıl yürüyecek bu yazmak tiryakiliğim, demedim değil… Galiba biraz da kıskandım, kıskanmayı hiç lüteratüründe bulundurmayan bir insan olarak yakıştıramasam da kendime, açıkçası okuyasım, bu parlak hayatın geleceğini merak edesim de gelmedi.

Öğrencilerimle kitap okumayı yarış haline getirdik bu yıl. Onlarla birlikte neredeyse haftada iki kitap bitiriyoruz… Ayşe Kulin’in bu kitabını on beş güne varıncaya kadar bitirmediğimi görünce şaşırdılar, onların dikkatini çekti asıl… En fazla birkaç günde bir kitabı bitiren öğretmenleri, hala bu kitabı neden bitiremedi?  Hatta  bu yazıyı yazmamın nedeni de onların dikkati oldu, diyebilirim. Merak ettiler ve sordular. Bazen hayatta bir soruyla bulursunuz bütün cevapları…  Evet, yazarlık geleceğimden endişelendim, okuyasım gelmedi. Sıradanlığın bütün sınırlarını zorlayan bir hayatla yazmanın ve okunmanın, başarıyı elde etmenin ne kadar zor olduğunu düşündürttü bana bu birinci kitap… Yine de başladığım bir işi bitirme huyumdan dolayı ikinci kitaba geçtim…

Ve ikinci kitapta kendimi buldum… Zorluklar, imkansızlıklar, sevgisizlik, hayatın getirdiği ne varsa yaşamış Ayşe Kulin. Güzel başlayan bir hayatın ortasında çirkinliklerin en beterlerinden olan hemen her şeyi yaşamış. Biraz gözü kara, biraz fazla cesaretli ve korkusuz buldum kendime göre onu… Dolu dolu yaşamış acıyı… Karşılaştırdım, topladım ve çıkardım, hatta çarptım ve böldüm kendi yaşamımla onu… Çoğu yerde kendimle özdeşleştiririm her okuduğum kitabın kahramamınını. Bir parça ona göre daha fazla melankolik ve cesaretsiz olsam da, yaşadıklarından bir çok şey kattım kendime. İkinci romanıyla anlam kazandı hayatı. Ayşe Kulin , Ayşe Kulin olmak için çok emek vermiş kendine ve çevresine, ailesine, çocuklarına. Sanırım kolay ve çabuk elde etseydi bu başarıyı bu kadar değer kazanamazdı  gözümde.

Zor, elde edilen bir hayat, zordan yola çıkılarak varılan bir başarı öyküsü

Sanırım yaşamak zor, diye diye bazen isyan etsek de, en çok da zor olanlardan zevk alıyor, zorluklardan sonra mutluluğun ve hayatın değerini anlıyoruz. Çok kolay bir hayatı olsaydı Kulin ‘in sanırım bu yazıyı yazmazdım hayat öyküsüne dair, yorum yapmazdım bile, ikinci kitabı iki günde bitiremezdim bir solukta… Ayşe Kulin olmak da kolay olmamış… 


Kolay olsaydı Ayşe Kulin , Ayşe Kulin olmazmış, gibi geldi bana…
 
Okunası iki kitap , bir hayat…



ferkul
2ocak 2012

111
0
0
Yorum Yaz