ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more


ne kadar siirimsiyiz

ne kadar siirimsiyiz

yıllar oldu .yazıdan şiirden uzak..yazmanın yaşamaya denk olduğunu düşündüğüm günler vardı eskiden..şimdi bu sayfayla siirimsiler le bir merhaba demek istiyorum umuda..

Ve umuda

10/7/2008
Kategori: siirimsi



ACIYA AĞIT....

Gün yüzü görmüş çocuklar olmadık hiç bir zaman, günyüzlü olmayı öğrenmedik, doğan güne verip sırtımızı, yürümedik hiç gülen gözlerle... Ay güneşe verirken kendini, ışığına kanmadık, sıcağında kavrulmadık, şefkatinde yoğrulmadık...Yakışıksız bir yaşamaktı bildiğimiz, yürürsün, koşarsın ve hala bitmez yolun... Gide gide kilometreler katatsen de bazan bir bakarsın yolun başındasındır, başa çekersin kendini, yine yeni, ve yeniden...

Ne düşünsen, ne yapsan, ne yaşasan, acıtıyor olanlar, olmuşlara esirlenmek, bile bile teslim olmak... Kanıyor her yanımdan, damla damla, durdurulmaz ve önü kesilmez, pansuman fayda etmez... İçimden geliyor, susturamadığım, durduramadığım, tazeliğinden ödün vermeyen, oluk oluk, fışkıran kırmızı bir kan... Acımak ve sevmek , acıtmak ve kine karışmak,acı ve hüzün,geçmiş ve gelecek, hepsi birden toplu olarak geliyor üzerime, hayata ve zamana yenilmek... Halbuki gün yüzlü olmadık ki hiç, günü karşılamadık ki gülümseyerek... Böyleyken niye dokundu , niye acıyor her yanım?..

Alıştığımız ve kandığımız bir şeydi yaşamak... Yine de kan damlıyor, yaralar her yanımızdan çevrelemiş, kuşatılmışız da, hep mi böyleydi, biz mi görmemiştik, böyle mi olmalıydılara dalabiliyorum hala... Halbuki günyüzlü bir çocuk bile yaşatmamıştım içimde, bütün fırtınalara hazırım, alışkınım sanmıştım, göğsümü gere gere savaşmayı bilirim sanmıştım, sanmalara yenildim, zamana ve kadere, mücadeleden çekiliyorum... Çekilmesen ne olur, kadere ve olacaklara karşı ne yapılabilir?.. Bilebilir miyim kırk yıl düşünsem, çözebilir miyim?.. Olanlardan ve yaşanmışlıklardan güç birktirmişim sanıyordum aslında... Hala nasıl acıyor, nasıl kanayabilir bu kadar coşkunca kırmızı, nasıl akar kanım?...

İçimden geliyor, ya ağlayacağım dokunmadan, ya yazacağım...

Ben yazmayı seçtim, yazmayı yaşamaktan saymışsam, halimden anlar kağıt dedim, kalemi can dostum bildim dedim, bir de klavyem... Şaşırtmaz beni, yargılamaz, sorgulamaz... Bu sefer , bu kez bu yazıyı, bana yazıyorum, süslemeden, sakınmadan, saklamadan, ama biraz cekingen biraz ürkek bir kedi gibi şaşkın, çaresiz hastalıklara ve ölüme yakınlıklara karşı elinden hiç bir şey gelmeden, günyüzü görmemiş yüzleri aynada saklamadan, belki rahatlamak, belki güç bilenmek için, içimi döküyorum... Ben kendimi, kendim yargılarken, belki kalemim konuşur sadece... Hüznü savurur beyaz bir sayfaya kan kırmızı, belki arınırım, belki hafiflerim, belki olan ve olmuşlara gözümü kapatamasam da, bir film sahnesinden çıkmış gibi, geçiverir zor günler, geceler.... Seyrederim el gibi.... Bu mu benim tercihim?.. Böyle bir şey midir kendinden ve hayattan kaçmak?...

Bir mesaj yazdım az önce dostuma, can bildiğim, fikrinden güç aldığım, benden bir kaleme...

Bir odada felç olarak yaşamaktansa ölmeyi planlayan bir babam, ötekinde kalbi yavaşlayan bir annem var, dedim... Hangisinden vazgeçilir, hangisine dayanılır ki!...

Dayan dedi dostum, dayan, kendinden güç alarak yaşa, ve sabır senin silahın olsun... Kuşan, hazırlan ve ağlama, yaz...

Nasıl yazılır, nereden başlanır, nerede bitirilir ve nasıl anlatılır ki, gün yüzü görmemiş ve hatta göstermemiş insanların tükenişi nasıl ortaya dökülür ki?... Sadece kan; gördüğüm, seçebildiğim ve seçilmişliğini kavrayabildiğim, kırmızı ve çoşkun akıyor, kanıyor ve acıtıyor...

Gün yüzü görmüş çocuklar olmadık hiçbir zaman ve büyükler de olamadık günden ve geceden nasibini almış... Bitirelim nerede ve nasıl yaşanmışsa, olduğu gibi, güne açılsın kollarım...

Ve umuda, hala vardıysa ve gitmediyse bir yerlere, haykırırcasına, ara ve bul!...Ben de buradayım!...

 

ferkul

3 temmuz2008

01.37


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
7 yorum yazilmistir

9/8/2008 - Gizli KENT

Yazan: qizlikent
Hep madalyonun karanlık yüzüne kazındı isimlerimiz, gölgeler taşıdık sözlerimizin derinliklerinde. Ve o gölgelerde kanadık, kafatasımızla karşılıklı çok sohbet ettik, geçmiş zamanlarda. Hepsi içinde biraz sodyum, biraz eter bir tutam amonyak barındıran alkol masalarınaydı. Ve bu zamanlar satırlardaki kan oldu. Yaşanmışlığa sövdüğümüz zamanlar en keskin hançerimizdi ama nedense hep kendimize sapladık. O madalyonun karanlık yüzündeydik, isimlerimiz derinlerine kazınmıştı hayatın. Çukurlara adımız verilmişti. Ama hep -biz- ne olursa olsun, yaşanamayanlar ve gizlenemeyenlerle...

Gizli KENT

http://www.qizlikent.com/index.php

Bağlanti :: ::

3/8/2008 - hayatt

Yazan: isimsiz
hayat ne acı ,şu koca dünyada dertsiz yok üstesinden gelebileceğinize inanıyorum belki yorum yapmasını beceremiyorum ama işte bu yazı yorumsuz kalamazdı.ben sizin küçük bir ziyaretçinizim.ve yazdığınız yazılara çok önem veriyorumçok güzel ve anlamlı benimiçin buyazılan yazılar.
Bağlanti :: ::

3/8/2008 - güzel

Yazan:
yazın çok güzel olmuş ben söyleyecek bir söz bulamıyorum.
Bağlanti :: ::

10/7/2008 - günaydınnn

Yazan: busecegunler
Ve umuda, hala vardıysa ve gitmediyse bir yerlere, haykırırcasına, ara ve bul!...Ben de buradayım!...

ne kadar güzel bir cümle.ayrıca yorumun için çok tşk ederim arkadaşım.her zaman beklerim ziyaretini.unutmamamk dileği ile....
Bağlanti :: ::

9/7/2008 - Hadi!...

Yazan: uzakdost
Hayat sevinçlerinizi alıp gidiyor bazen gönlünüzden, beklemediğiniz bir zaman diliminde esiveren bir sevimsizlik yeli.
Moraliniz bouluyor, hayata küsüyorsunu, direnciniz kırılıyor.
Geleceğinie dönüyorsunu o an yüzünüü, düşünüyorsunuz.
Önünüzde daima iki seçenek uzanıyor.
Birincisi her şeyden vaz geçmek, işi olacağa bırakmak, tebessümleri kurban vermek sevimsizliğe.
İkincisi;
Yaratan'ın insana bağışladığı en önemli öelliğe sığınmak.Azim ve gayret...

1999 depreminde her iki ayağımdan da onarılması or hasarlar almıştım.
Uzun zamanlarım hastahanelerde,hasta yataklarında geçti.
Bir daha asla yürüyemez dediler.
ben yürüdüm ama.
Biraz şekil boukluğu oldu ama,normal insanlardan farkım kalmadı hareketlerimde.
Moral,azim ve gayretle başardım.

Bir annem var,yarısı velçli.
Hayatı evinin içinde geçiyor.
Tebessümlerini asla eksik etmez dudaklarından.
Yaşamak her şekli ile güel çünkü.
Tatilimin hemen hemen tamamını onunla evimizin balkonunda geçiriyorum.
Ona hayatın güzel yönlerini göstermeye çalışıyorum.
Bu hali ile bile çok mutlu.

Benim tanıdığım ferkul,
hem babasına, hem de annesine bu atmosferi yaşatabilecek kaabiliyete sahiptir.
Hadi;
babana selamlarımızı ilet...
Hayat her şekilde güeldir.
Kızının bakışlarındaki sevgiyi seyredebilmek için bile yaşamaya değer bu çileli hayat.
Annen de,
gülümsemeleri derlesin hadi dudaklarına...
Çocukları ve torunları var ya,daha ne ister hayattan insan?
ya kimsesiz olsalardı?

Bağlanti :: ::

9/7/2008 - Hayat=Oyun

Yazan: isimsiz
Büyüsüne kapıldığımız bir oyundur hayat
Hayat yenilmek için daha erken diyerek
Ayakta durmaktır inadına...
İnadına baharı beklemektir, kışa aldırmadan
Umutları yitirmemek, yüreği kaybetmemektir...
Bağlanti :: ::

8/7/2008 - :(

Yazan: aksitabraxas
çok etkileyici olmuş, ne yazsam diye düşündüm baya ama bence söylenebilecek veya yazılabilecek çok şey yok... Ellerine, klavyene sağlık...
Sevgiler
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »

Turk Blog Yazarlari üzerinde benzer fotoğraflar bulun
Web Stats
Undergoing MyBlogLog Verification Subscribe to me on FriendFeed